Hikayesi yarım kalan kahramanlar
Bir kitabı okumaya başlayıp bir çırpıda bitirenlere imrenirim hep. Ben genelde iki üç kez başlarım aynı kitaba. Hatta bazen haftalar aylar geçer kitaptaki kahramanın adını bile unutacak hale gelirim. Böyle zamanlarda ya bir bahane ile teselli ederim kendimi ya da kitaba atarım suçu olur biter.
Üniversitedeyken Orhan Pamuk’tan Kara Kitap’ı okumaya başladığımı hatırlıyorum, uyku problemi çektiğim bir döneme denk gelmişti ( bahaneme bakınız )
Alırdım elime kitabı, 6. sayfada uyku garanti. En iyi uyku hapı, en çabuk çarpan alkol öyle hızlı etki edemez insana.
O gün bugündür bitmeyen kitaplar benim için Kara Kitap’tır. İşin garibi bu sıfatı koyduğum kitapların ortak bir özelliği de yok, yarım kalmaları dışında.
Karşımda duran kitaplıkta gözüme takılanlar oldu bu akşam, J.C Grange’ dan Siyah Kan var mesela, bu adamın birçok kitabını okudum bitirdim, çok da beğendim ama bu kitabın 306. sayfasında kalmışım.
” Marc saat ondörtte uyandı. Odayı bir ışık seli doldurmuştu. Yatak çarşafları sırılsıklamdı.Geceki rüyalarının hiçbirini hatırlamıyordu… “
Aslında merak da uyandırıyor insanda, acaba o gece Marc’ ın başına ne geldi ? Bu olan biten her yere çekilir yani Marc haberin olsun.
Bir de Pegasus Edebiyat ödülü almış olan Rasero – Aklın Düşü var. F.Rebolledo 590 sayfa yazmış ama ben 100 sayfa okumamışım. Ayıptır artık.
” Babasının taşradaki bağlarından gelen şaraplar burada depolanıyordu. Misket şarapları, Montilla benzeri şaraplar, beyaz sofra şarapları kocaman meşe fıçıların karnında dinleniyordu. ” Ah be Fausto, cennet gibi yerdesin elini sallasan şarap, ben ki şarap severim nasıl okumadım bu olayların devamını..
Amin Maalouf yazmış Yüzüncü Ad’ı, ben okumuşum 160 sayfasını. Baldassare’ nin yolculuğu da yarım kalanlar arasında.
“Bir aşk şarkısı, eski bir İspanyol romansı söylüyordu. Kral’ın kızı Meliselda’ya rastladım, ışık saçan o güzele..” tam romantik bir ortam oluşmaya başlamış. Müzik, güzel bir kadın.. ben bırakmışım kitabı hayatıma bakmışım. Bu ortamdan daha iyisi vardı demek ki, sallamışım sanal alemi.
Gerçek hayatta da böyle yapıyoruz aslında farkında olmadan. Hayatımıza giren insanları, yaşanan olayları, hissettiklerimizi bir an geliyor olduğu yerde bırakıyoruz.
Sonrasını merak etmiyorsak devam etmek de anlamsız geliyor. Bahaneler de girerse devreye, olanı biteni bir kara kutuya hatta kara deliğe bırakıp devam ediyoruz yaşamaya.
Herkesin vardır böyle kitapları, düşünün bakalım neleri yarım bıraktınız..
Hepinize keyifli bir hafta diliyorum.
Burak Erkal